28 Ekim 2009 Çarşamba

Futbolcuların Ağaçta Yetiştiği Yer (!)


Brezilya'nın olmadığı bir dünya futbolunu izlemek tatsız tuzsuz olurdu gerçekten .Dünya'nın en iyileri çoğu kez Brezilya'dan çıkıyor bu bir gerçek. Çin malları misali Brezilya'dan futbolcu çıkıyor adeta. Peki neden Brezilya'dan bu kadar yetenekli ve kaliteli futbolcular çıkabiliyor ? Arjantin'li bir antrenörün dediği gibi ''İnsanlar Brezilya'da futbolcuların ağaçta yetiştiğini sanıyor olmalı! ''...

***

Önce söylenecek olan şey Brezilyalıların eğlenceli insanlar olduklarıdır. Zaten birine ıslık çalarak seslenmenin iltifat olarak sayıldığı bir ülkeden daha ne beklersiniz ki !. İşte futbolda Brezilyalılar için bir eğlence tarzı. Sao Paolo'daki plajlar sadece güneşlenmek için orada değiller, aynı zamanda onlar için oralar futbol sahası !. Ronaldinho ve arkadaşlarının sırrı belki de bu plajlar...  

***

Sıkıcı prosedürlere Brezilya futbolunda pek rastlanmıyor. Ayrıca çoğu fakir olan çocukların elindeki imkanlar da çok kısıtlı. Bu çocuklar için futbolcu olmak az sayıdaki kurtuluş yollarından sadece bir tanesi. Futbol bu insanlar için bir din ve onlar ibadetlerini hiç aksatmadan cennetteki yerlerini alıyorlar!... Brezilya futbolunun geçmiş yıllardaki başarısı yeni nesilinde büyük Brezilyalı futbolcuları örnek alarak daha da gelişmesine ön ayak oluyor. '' Her Brezilyalı çocuğun en büyük hayali Dünya Kupası'nı kaldırmaktır'' sözü Roberto Carlos tarafından boşuna söylenmiş bir söz değildir.

***

Brezilya'da gençler ülkenin zaman zaman içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak için futbola yöneliyorlar. Estetik değerleri de unutmamak gerek. Az önce yazdığım gibi çocuklar hem Brezilya'nın geçmişinden, hem de Pele gibi Roberto Carlos veya yenilerden Kaka gibi estetik değerleri de kendilerine örnek alıyorlar. Brezilya'da Corinthians, Flamengo ve Sao Paolo gibi ihtaracatçılar oldukça ve bu estetik değerler silinmedikçe futbol dünyasının en çok futbolcu çıkaran ülkesi Brezilya olmaya devam edecektir...

26 Ekim 2009 Pazartesi

ESPANA ES-ES

ESKİŞEHİR'DE İKİ SEVDAM

ESKİŞEHİRSPOR:0 - BEŞİKTAŞ:1(Dk:83 Ekrem DAĞ)
(Maçtan Kareler)(Kendi Kameramdan :)
Maç öncesi daha 2 saat var maç ancak biz tribündeki yerimizi aldık.
Eskişehir Atatürk Stadyumu 20 bin kapasiteli bir stadyum..


Es-Es ısınmaya çıkıyor .

Tribünler bilet fiyaları 50 ytl olmasına karşın hınca hınç doluydu .


Muhteşem Es-Es taraftarı .


Türkiye sınırlarının çizili olduğu pankart açılıyor .

Tüm açık pankart altında .
Ve maç başlıyor...







22 Ekim 2009 Perşembe

TSL'de Şampiyonluk Oyunu Nasıl Bitebilir ?


Tahmin yapmak için erken, ama bu konu ile ilgili yazı yazmak için güzel bir gece aslında... Ligin şu ana kadar oynanan maçları sezon sonuna kadar sadece iki takımın arasında bir şampiyonluk yarışı geçeceğini gösteriyor aslında. Benimde düşündüklerim var elbet TSL şampiyonluk adayları ile ilgili olarak. Kısa ve net aslında; Yazı, tura misali bir lig... Ama unutmdan paranın dik gelme ihtimali göz önünde tabii. Ancak paranın dik gelme olayı bu sezon geçen yıl Sivasspor'un başarısını başka bir Anadolu takımının yapması ile eş değer!
Beşiktaş'ın dezavantajı ise istatistik! Mustafa Denizli bir takımı şampiyon yaptıktan sonra ertesi sezon bunu tekrar başarmakta güçlük çekiyor zira... C. Daum ve Rijkaard ikilisinin ikinci olması bile başarısızlık olarak kabul görecek pek tabii ama ikisinin de ligin sonuna kadar takımlarının başında kalmaları kesin gibi... Zaten aklı selim bir yönetim, Daum'u geçtim, Rijkaard ile mutlaka uzun vadeli bir plan yapmalı.
Peki ya Trabzonspor? Onların durumu hakkında karamsarım aslında. Sezon daha bitmeden bence Trabzonspor'un derdi Hugo Broos'un tazminatını hangi bankaya yatıracağım sorusu olacaktır. Ben Broos'un ligi tamamlayacağını düşünmüyorum... Gol kralı? Param nerde benim? Tabii yine yazı tura... Yazı Baros, Tura belki Güiza (böyle giderse zor) ya da Youla!
Bu kadar yazdım ama şampiyonluk adayımı hala söylemedim. Takım ismi vermiyorum ancak bir tek şu cümleyi kuruyorum: ''Bu yıl TSL'de Sarının yanına ya kırmızı konacak ya da Lacivert! ''...

DİJİTAL SAVAŞLAR

TNT'de Fenerbahçe'nin Steaua maçını izleyenler bir anda ekrande beliren D-Smart logosuyla karşı karşıya kadılar.Digitürk kendi bünyesinde aldığı TNT'de maçı yayınlıyor.D-Smart ise maç yayın hakkı benim diye EURO FUTBOL kanalında bas bas Emre TİLEV bağırıyor kısacası 1. ve 2. Dünya savaşlarından sonra Dijital platform savaşları da başlamış oluyor bakalım ilerleyen günlerde neler olacak.

YEŞİL DEV

HULK (Givanildo Vieira De Souza) PORTO 25 Yaşında


Futbola Vilanovense takımının alt yapısında başlamış. 2004 yılında EC Vitoria takımıyla profesyonelliğe geçmiştir. 3 yıl Japonya'da futbol oynamış ve 2007 yılında 42 maçta 37 gol atarak gol karalı olup kendisini kanıtlamış sonrada Porto'nun yolunu tutmuştur. Brezilya Milli takımına henüz çağırılmadı ancak çağıralacağı büyük ihtimal. 1 Portekiz ligi, 1 de Portekiz kupası şampiyonluğu yaşadı.

Dün Apoel'i 2-1 ile geçtikleri maçı izledim Hulk beni yine yanıltmadı ve maçı tek başına çevirdi. Son yıllarda gördüğüm en büyük yeteneklerden birisi Hulk topla süper süratli kalıplı vücuduna rağmen inanılmaz seri çalımlar ve akıl dolu ara paslar atıyor.Uzakta şutları ise mermi gibi her kaleciyi avlayabilecek kapasitede yakında Yeşil Dev'i daha büyüklerde izleyeceğimizi umuyorum.

İLK KEZ ALMANLAR'A YENİLMEDİ

Beşiktaş akşam Wolkswagen Arena'ya puan için gitmişti ve sonunda istediğini aldı.Kaçırdığı fırsatları atsa galipte gelebilirdi.Mustafa Denizli ilk puanını aldı bu maçtan Şampiyonlar Ligi'ndeki,Beşiktaş Almanlar'a karşı ilk puanını aldı.Yani dün gece ilklerin maçıydı Bobo ve Nihat biraz daha dikkatli olsalar galip gelmemiz içten bile değildi.Artık İnönü'den galibiyet bekliyoruz.Bu arada hakemide tebrik ediyorum Grafite'nin pozisyonunda gösterdiği kırmızıdan ötürü bizim hakemlerimizde bu kadar cesaretli olabilseler keşke Beşiktaş'a 7 puan yeter gibi geliyor haydi Karakartal...